fbpx

HAREKETLİ DÖVİZ KURLARINDAN KORUNMA YOLLARI

ve ihracata olumsuz etkisi

vasfiye toğaç

Vasfiye Toğaç

Mart Ayı içerisinde, Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınarak, yerine Şahap Kavcıoğlu’nun getirilmesinden itibaren, piyasalarda kurda yaşanan aşırı dalgalanma, tüm sektörleri endişelendirmektedir.

Ülkemiz ekonomi yönetiminde istikrarlı ve uzun vadeli yaklaşımlarla hareket edilmesine ihtiyaç duyulan böyle bir dönemde, aniden alınan kararların, makro ekonomik dengeleri bozacağı konusunda duyulan tedirginlik artmaktadır.

Ekonomi yönetiminde yaşanan bu tür olaylar, ülkemiz risk primini arttırmakta, yatırımcıların güvensizliğine sebep olmaktadır. Ekonominin temeli güvendir. Ülke ekonomisinin gerginlikten uzak, sakinlikle ve uzlaşmayla yönetilmesi ihtiyacı büyüktür.

Pandemi döneminde, dünya üretiminde yaşanan azalma sebebiyle zorlaşan hammadde erişimi, dövizdeki kur dalgalanmalarıyla, daha da sıkıntılı hale gelecek, kurlardaki hareketlilik girdi maliyetlerinde artışa ve yurtiçi / yurtdışı pazarlarda öngörülebilir fiyat oluşturma konusunda sıkıntılara neden olacaktır.

Döviz kuru dalgalanmaları, ithalatı ya da ihracatı yapılacak ürünün kâr marjını etkileyeceği gibi, finansal açıdan da şirketleri zor duruma sokabilir. 

Birçok sanayi ürünlerinde kullanılan hammadde fiyatlarına USD uygulandığı düşünüldüğünde, kurlardaki artışlar hammadde fiyatlarının, hammadde fiyatları da bitmiş ürün fiyatlarının artmasına sebep olmakta, satıcı ürettiği mala, alıcı bulmada zorluklar yaşamaktadır. Kurlarda yaşanan bu dalgalanmalar ve sürekli bir iniş çıkış grafiği, tüm sektörlerin ahengini bozmaktadır. Oysa ki, kurun stabil olması,  ticari hayatta istikrarı getirir, sektörler dış ticaretle ilgili planlamalarını daha sağlıklı yapabilirler.

Döviz kurlarındaki yükselme teorik olarak, her ne kadar ihracatçılar için olumlu bir gelişme gibi görünüyor ve Türk sanayi ürünlerinin ihracatta rekabet gücünün artacağı bekleniyor olsa da, sağlıklı olarak gelişmediği için sıkıntıya yol açmaktadır.

İhracatçılar döviz kurlarının yükseldiği dönemlerde, çoğunlukla fiyatlarını aşağı çekerek rekabet güçlerini artırmayı tercih etmektedirler. Ayrıca alıcılar da bu dönemlerde, fiyat indirimleri talep etmektedirler. Bu sebeple kur artış dönemlerinde, Türkiye’nin ihraç ürünlerinin birim fiyatları gerilemektedir. Bu da toplam ihracattaki artışı sınırlamaktadır.

Sonuç olarak; döviz kuru artışlarının ihracatta tek başına olumlu etki sağlamadığını belirtebiliriz. İhracatçılara sürekli artan ve aşırı hareketlilik arz eden döviz kurlarının yaşanmadığı, istikrarlı kur ve güvenli bir piyasa ortamının yaratılması, ihracatımızın artmasına sebep olacak, ülke ekonomisine olumlu yönde katkı sağlayacaktır.

Peki, döviz kurlarındaki dalgalanmalardan olumsuz yönde etkilenmemek  için neler yapılabilir?

Şirketlerin kontrolü dışında gelişen bu tarz döviz dalgalanmalarında yapılması gereken, kâr marjının en iyi şekilde nasıl korunacağı ve bu tarz risklerin en az hasarla nasıl atlatılabileceği hakkında önceden araştırma yaparak, bilgi almaktır.

Dış ticaret yapan firmaları bu tarz dalgalanmalardan koruyacak sigorta çeşitleri veya finans kurumlarınca temin edilen korunma ürünleri bulunmaktadır.

Dövizli işlemlerde alıcı veya satıcılar, döviz kurlarının düşmesi olasılığına karşı, bankalarca sağlanan türev ürünlerden yararlanabilirler. Bu ürünlerin en basitlerinden olan vadeli alım satım sözleşmelerine bir göz atarsak;

Forward sözleşmeler, belirli bir miktarda dövizin, kesinleşmiş bir ileri tarihte, önceden mutabık kalınan fiyattan alınması veya satılmasıdır. Vadede fiziksel teslimat esastır.

Futures sözleşmeler de, forward anlaşmalar gibidir ancak, vadede fiziksel teslimat olabileceği gibi, ters işlemle de, vadeden önce tasfiye edilebilirler. Dalgalanma riskinin alınmaması için, belli marj oranlarında nakdi teminat altına alınırlar.

Option sözleşmeleri, belli miktarda malı ileri bir tarihte alma veya satma hakkını temsil ederler. Bu hakkı kullanıp kullanmamak serbesttir. Bu sözleşmelerle ihracatçılar veya ithalatçılar, piyasada lehlerine meydana gelebilecek kur değişimlerini de kaçırmamış olurlar. Forward işlemlerde anlaşma kurundan işlem yapma zorunluluğu varken, Option sözleşmelerde  bankalar, müşterilerine alma veya satma haklarını kullanıp kullanmama özgürlüğü verirler.

Swap sözleşmeler, alıcılara, satıcılara, finansörlere uzun vadede ( özellikle yatırım projeleri, emtia fiyatına endeksli krediler ve faiz risklerinde ) güvence sağlarlar.

Örneğin; uzun vadeli bir yatırım kredisinin faiz oranı LIBOR + 2  gibi bir spread ile belirlenmiş olsun. LIBOR faizi 3 veya 6 ay gibi aralıklarla revize edilerek, her dönem sonunda yeni faiz oranı belirlendiğinden krediyi kullanan, LIBOR faiz oranının sıçrama riskini almış olacaktır. Bu riski almamak için krediyi kullanmış olduğu banka veya finans kuruluşu ile yaptığı Swap sözleşmesiyle, kredi vade sonuna kadar sabit bir faiz oranını garanti etmiş olur. Yatırımın toplam faiz maliyeti böylece, daha ilk günden belirlenmiş olur.   

Açığa satış işlemi, yatırımcının sahip olmadığı sermaye piyasası enstrümanını ödünç olarak, sonradan yerine koymak koşulu ile satmasını sağlayan emir türüdür.

Yatırımcı; sahip olmadığı sermaye piyasası aracını ödünç olarak daha yüksek fiyattan satıp daha düşük fiyattan yerine koyma amacı ile işlem yapar. Fiyat beklenen yönde gelişirse aradaki fark kadar kar elde edilir. Fakat fiyat düşüş yönünde değil de yükseliş yönünde hareket etmişse, bu sefer yükseliş yönünde oluşan fark kadar pozisyon zarar yazar.

Hepimizin temennisi, her zaman istikrarlı ve güvenilir bir piyasada, işlemlerimizi risklerden arınmış olarak ya da olabildiğince az risk alarak gerçekleştirmektir. Uluslararası ticaret yapan firmalar, bu tip uluslararası finansal teknikleri uygulayarak, kur değişimlerindeki olumsuz etkilerden kurtulabilirler. En nihayetinde yaptığımız ticarette kazanıyorsak, hem kurumlar olarak biz kazanıyoruz, hem de devletimiz… Uğradığımız kayıplar da hem kurum olarak bizim, hem de devletimizin…

Uzun Lafın Kısası

Hükümetler, ekonomik hayatın sorunsuzca yürüyebilmesi için, enflasyonu ve ülke risk primlerini düşürmek, finansman maliyetlerini azaltmak, kalıcı iyileşme yoluyla makroekonomik istikrarı olumlu yönde geliştirmek, yatırım, üretim, ihracat ve istihdamı arttırıcı, sürdürülebilir büyüme için gerekli koşulların oluşmasını sağlamak, güven ortamını geliştirmek ve iyileştirmek zorundadır.

Firma / kurum olarak bizler de, zarar veya kayıp durumuna yol açabilecek tüm belirsizliklerin, ileride ortaya çıkabileceği olasılığını hesaba katarak, risk analizleri yapmalı, bu süreçteki belirsizlikleri tanımlayarak, etkilerini değerlendirmeliyiz. Dış ticaret işleminin başlangıcından, ödemeye kadar gelişecek tüm aşamalardaki belirsizlikleri, oluşturacağımız planlarla, yönetilebilir risklere dönüştürmeliyiz.

 

Vasfiye Toğaç – Akreditif Uzmanı (CDCS)

Teşekkürler
dış ticaret eğitim ihracat ithalat gümrük lojistik
Ücretsiz
M. Arda Uzun

Dış Ticarette Ücretsiz 3 Eğitim Akademisi

Dış Ticarette Ücretsiz 3 Eğitimi Akademisi Mustafa Arda Uzun Kendini geliştirmek isteyenler için ücretsiz eğitim kaynaklarını sıraladım. Dış ticaret, ihracat, ithalat, gümrük, lojistik, mevzuat gibi

ihracata başlamak için ücretsiz internet siteleri
Ücretsiz
M. Arda Uzun

İhracatta Kullanabileceğiniz Türkçe Kaynaklar

İhracatta Kullanılabilecek Türkçe Kaynaklar Mustafa Arda Uzun İhracata başlamak istiyorsunuz fakat İngilizce seviyeniz yeteri kadar iyi değil yada dil seviyeniz iyi olsa bile kaynak bulmakta